Yeni Yatırım Teşvik Sisteminde Büyük Fırsatlar: BiROF Danışmanlık’tan Yatırımcılara Stratejik Yol Haritası
BiROF Danışmanlık yöneticilerinden Feride Kuru Kuzudişli, Türkiye’nin yeni yatırım teşvik sisteminin üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından önemli finansal fırsatlar sunduğunu belirterek, doğru teşvik modeli, güçlü fizibilite ve planlı finansman yönetiminin yatırımın başarısında belirleyici olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin üretim gücünü artırmak, bölgesel kalkınmayı desteklemek ve stratejik yatırımları teşvik etmek amacıyla yeniden yapılandırılan yatırım teşvik sistemi, iş dünyasına yeni fırsatlar sunuyor. Yerel Kalkınma Hamlesi, Stratejik Hamle ve Sektörel-Bölgesel Teşvik uygulamaları; vergi indirimleri, finansman destekleri, istihdam avantajları ve yatırım yeri tahsisi gibi araçlarla yatırım kararlarını etkiliyor.
Yerel Kalkınma Hamlesi ile yatırımlara güçlü destek
Her il için belirlenen dört öncelikli yatırım konusunu esas alan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, yerel potansiyelin üretime ve istihdama dönüşmesini hedefliyor. Uygun yatırımlarda yüzde 50 yatırıma katkı oranı, yüzde 60 vergi indirim oranı, yüzde 40 faiz veya kâr payı desteği ve yüzde 25 makine desteği öngörülüyor. KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyetinin yanı sıra sigorta primi işveren hissesi desteği 8 yıl, 6. bölgede 12 yıl uygulanabiliyor.
Kuru Kuzudişli, desteklerin somut etkisini şu örnekle anlattı: “200 milyon TL’lik bir yatırımda, harcamaların tamamının hesaplamaya esas kabul edildiği varsayımıyla yüzde 50 yatırıma katkı oranı, 100 milyon TL’lik yatırıma katkı tutarına karşılık gelir. Bu tutar doğrudan nakit ödeme değil, ilgili koşullarda vergi indirimi yoluyla kullanılabilecek katkıdır. Bu nedenle oranların doğru yorumlanması kadar, yatırımın mevzuata uygun planlanması da önemlidir.”
Stratejik Hamle ile teknoloji ve üretime öncelik
Stratejik Hamle Programı, yüksek katma değerli üretim, dışa bağımlılığın azaltılması, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarına odaklanıyor. Programda yüksek teknoloji yatırımları için 100 milyon TL, diğer kapsamdaki yatırımlar için 200 milyon TL asgari sabit yatırım tutarı öngörülürken, ilgili dijital ve yeşil dönüşüm programlarında 50 milyon TL ve üzerindeki yatırımlar değerlendirilebiliyor.
Program kapsamında uygun yatırımlarda yüzde 40 yatırıma katkı oranı, yüzde 60 vergi indirim oranı, yüzde 30 faiz veya kâr payı desteği ve yüzde 25 makine desteği uygulanabiliyor. Faiz veya kâr payı desteği için 180 milyon TL, makine desteği için ise 180 milyon TL ve yatırım tutarının yüzde 15’iyle bağlantılı üst sınırlar bulunuyor. KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve 8 yıl sigorta primi işveren hissesi desteği de destekler arasında.
“Yatırımın büyüklüğü kadar finansman modelinin doğru oluşturulması da önemli. Teşvikler maliyetleri azaltabilir; ancak özkaynak, kredi ve nakit akışı planlaması birlikte yürütülmelidir. Yatırımcı, yalnızca bugünkü destek oranını değil, yatırımın faaliyete geçtikten sonraki mali sürdürülebilirliğini de hesaplamalıdır.”
“Teşvik belgesi almak yeterli değil, süreci yönetmek gerekiyor”
Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi’nde Öncelikli Yatırımlar ve Hedef Yatırımlar kapsamında farklı destek unsurları uygulanıyor. Yatırımın faaliyet alanı, teknik özellikleri ve bulunduğu bölge, yararlanılabilecek avantajları değiştirebiliyor.
Kuru Kuzudişli, “Yatırım Teşvik Belgesi’nin alınması önemli bir aşamadır; ancak ruhsatlandırma, finansman, harcama takibi ve tamamlama süreçleri de aynı titizlikle yürütülmelidir. Başlangıçta yapılan yanlış sınıflandırma veya eksik planlama, yatırımcıya ciddi zaman ve maliyet kaybı yaşatabilir.” dedi.
BiROF Danışmanlık’tan bütüncül yatırım yönetimi
Yatırım teşvikleri, proje geliştirme, belgelendirme ve kurumsal danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren BiROF Danışmanlık; ön değerlendirme, teşvik uygunluk analizi, fizibilite ve proje dosyalarının hazırlanması, Bakanlık ve ilgili kamu kurumları nezdindeki başvurular, finansman süreçlerinin koordinasyonu ve yatırımın uygulama aşamalarında danışmanlık hizmeti sunuyor.
BiROF Danışmanlık’ın yaklaşımını anlatan Feride Kuru Kuzudişli, “Önceliğimiz yalnızca yatırımcıya teşvik belgesi kazandırmak değil; yatırımın ekonomik ve finansal açıdan sağlam temeller üzerinde ilerlemesine katkı sağlamak. Her projenin sektörü, bölgesi, finansman yapısı ve hedefleri farklıdır. Bu nedenle yatırımcılarımıza proje özelinde yol haritaları oluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Doğru planlanan yatırım, ülke ekonomisine değer katar”
Kuru Kuzudişli, “Türkiye’nin yatırım potansiyeli güçlü. Önemli olan bu potansiyeli doğru projelerle ekonomiye kazandırmak. BiROF Danışmanlık olarak yatırımcılarımızın desteklerden etkin yararlanmasına ve sürdürülebilir yatırımlar geliştirmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Doğru planlanan her yatırım, yalnızca yatırımcısına değil, istihdama, üretime ve ülkemizin ekonomik geleceğine de değer katar.” değerlendirmesiyle sözlerini tamamladı.

