Ravago Bina Çözümleri, 2025 yılında hedeflerinin üzerinde bir büyüme kaydederek Türkiye yapı malzemeleri pazarında dikkat çeken bir performans sergiledi. Euro bazında önemli bir ciro artışı sağlayan şirket, taş yünü ve bitümlü membran alanlarında pazar payını artırırken, ihracat satışlarında da büyüme ivmesi yakaladı. 2025 yılında mevcut pazarlarda derinleşirken yeni pazarlarda da güçlü ve sürdürülebilir bir varlık gösterdiklerini söyleyen Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, “2026’da bu ivmeyi sürdürerek hem Türkiye’de hem global arenada çıtayı daha da yukarı taşıyacağız” dedi.
Türkiye’de sürdürülebilir yapı malzemelerine olan talep hızla artarken, Ravago Bina Çözümleri 2026’ya yeni yatırımlar ve genişleyen ürün portföyüyle girmeye hazırlanıyor. Özellikle esnek membran alanındaki yeni üretim yatırımıyla şirket hem iç pazarda kapasitesini büyütmeyi hem de yüksek katma değerli ürünlerle ihracat payını artırmayı hedefliyor. 2025 yılında hedeflerinin üzerinde bir büyüme yakaladıklarına dikkat çeken Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, 2026 yılı pazar stratejileri ve sektördeki konumlarına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Euro bazında güçlü bir büyüme gösterdi
Şirket olarak 2025 yılını finansal ve operasyonel anlamda son derece verimli geçirdiklerini söyleyen Alper Doğruer, “Yıl başında hedeflediğimiz tüm rakamlara ulaştık. Pazarın zorlu dinamiklerine rağmen marka gücümüz, yaygın bayi teşkilatımız ve tecrübeli ekibimizle sektörde belirgin bir fark yarattık. Bu noktada hem ciroda hem de üretim tarafında büyüme sağladık” dedi. Finansal olarak euro bazında güçlü bir büyüme performansı gösterdiklerine vurgu yapan Doğruer, “Taş yünü ve bitümlü membran alanlarında pazar payımızı net bir şekilde artırdık. Membran ve ısı yalıtımı başta olmak üzere birçok ürün grubumuzda artan satışlara bağlı olarak ihracatta büyüme elde ettik. Diğer yandan devam eden yatırımlarımız içinde en önemlisi olan yeni bitümlü membran hattımızda, tüm makineler hattımıza ulaştı ve yeni yılın ilk çeyreğinde üretime başlayacağız. Bu yatırım, teknik kapasitemizi ve ihracat gücümüzü daha da güçlendirecek” diye konuştu.
2025 yalıtımın güvenlik unsuru olarak değerlendirildiği bir yıl oldu
2025’in yalıtım sektörü açısından kritik bir standartlaşma yılı olduğuna da değinen Doğruer, “Su yalıtımında yıllardır uygulamada karşılaşılan belirsizlikler, TS 11758-2 Standardı ile 21 Mart itibarıyla büyük ölçüde çözüldü. Proof tipi ürünleri de kapsayan yeni düzenleme sayesinde polimer bitümlü örtülerin uygulama esasları netleşti. Özellikle tek kat su yalıtım sistemlerinde performans kriterlerinin belirlenmesi yetersiz ürünlerin piyasaya girişini önleyecek. Uygulama hatalarının minimize edilmesiyle birlikte binaların yapısal dayanıklılığı uzun vadede güçlenecek. Aynı şekilde TS 825 Isı Yalıtımı Standardı’nda da 1 Nisan 2025’ten itibaren önemli revizyonlar hayata geçirildi. Yeni revizyonla birlikte ısı yalıtımında bu kez yalnızca ısınma değil, soğutma ihtiyaçları da hesaplamalara dahil edildi. Bu değişiklik enerji faturalarında ciddi bir tasarruf sağlayacak. Ayrıca deprem anında bina bütünlüğünün korunmasına da katkı sunacak. Yalıtımın artık yalnızca konfor değil, güvenlik unsuru olarak değerlendirilmesi sektöre yeni bir çerçeve kazandırdı” ifadelerini kullandı.
Yeni yılda hem iç pazarda hem de global arenada büyümeye odaklandı
2026’da hem iç pazarda hem global pazarlarda büyüme hedefi ile üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Doğruer, şunları söyledi: “Üretim gücümüz, finansal yapımız, teknik altyapımız ve ekibimizin yetkinliği bu büyümeyi destekleyecek seviyede. Taş yünü ürün grubunda yakın coğrafyalarda daha hızlı büyümeyi hedefliyoruz. Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bizim için stratejik bölgeler olmaya devam edecek. Membran ürün grubunda ise yeni pazarlara açılmayı planlıyoruz. Amacımız, mevcut pazarlarda derinleşirken yeni pazarlarda da güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermek. Öte taraftan 2026 yılında düşük karbon ayak izine sahip çevre dostu çözümler, enerji tasarrufu sağlayan yüksek performanslı yalıtım ürünleri ve verimlilik odaklı üretim süreçleri sektör trendlerini belirleyecek. Biz de bu doğrultuda maliyet yönetiminden Ar-Ge’ye, teknik destekten ürün inovasyonuna kadar tüm süreçlerde rekabet avantajımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Yeni yatırımlarımız ve güçlenen Ar-Ge altyapımızla hem sektöre hem iş ortaklarımıza katma değer yaratmayı sürdüreceğiz.”
