Sizin için Öneriler
Top

KALESERAMİK, “YAŞAYAN MEKÂNLAR” KONSEPTİNİ ANTALYA’YA TAŞIDI

Türkiye yapı malzemeleri sektörünün lideri Kaleseramik, perakende alanında başlattığı dönüşüm yolculuğuna 2026 yılının ilk açılışıyla Antalya’da devam ediyor. Kale bayrağını tam 40 yıldır taşıyan Aytaş Yapı’nın yenilenen mağazası; “Yaşayan Mekânlar” felsefesiyle, ilham veren bütüncül bir deneyim merkezi olarak ziyaretçilerine kapılarını açtı. Açılış kapsamında ayrıca, mimarlık ve tasarım dünyasından önemli isimlerin katılımıyla “Malzeme Ne Zaman İfadeye Dönüşür?” başlıklı bir panel düzenlendi.

Türkiye’nin lider, Avrupa ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden Kaleseramik, 2025 yılında başladığı mağaza dönüşüm projelerine hız kesmeden devam ediyor. Yaşayan mekânlar konsepti ile 2025 yılında yenilenen Adana, Konya, Isparta, Bodrum ve İzmir satış noktalarının ardından 2026 yılının ilk açılışı Antalya’da gerçekleşti. 1986’dan bu yana Kaleseramik’in iş ortağı olan Aytaş Yapı’nın tamamen yenilenen mağazası, özel bir davetle hizmete girdi.

Mimarlık ve tasarım dünyasının duayen isimleri Süha Özkan ve Hakan Külahçı’nın panelist olarak yer aldığı açılış; Voyage Grubu’nu temsilen Pervin Ersoy’un yanı sıra iş ve tasarım dünyasından çok sayıda seçkin ismi bir araya getirdi.

 

Zeynep Bodur Okyay: “Mekânları Yeniden Anlamlandırıyor, Geleceğe İlham Veriyoruz”

Açılış töreninde konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Aytaş Yapı ile olan 40 yıllık ortaklığın gücüne ve Kaleseramik’in tasarım vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“40 yılda dünya değişti, teknoloji değişti, ihtiyaçlar ve dolayısıyla yaşadığımız mekânlar da değişti. Ama güvene dayanan ilişkilerin değeri, birlikte büyümenin ve yol yürümenin anlamı hiç değişmedi. Aytaş Yapı ile işte tam da böyle bir iş ortaklığımız var. Kaleseramik olarak 69 yıllık devasa birikimimizi sadece ürünlere değil, yaşam alanlarını şekillendiren yeni fikirlere dönüştürmeyi hedef edindik. ‘Mekânı yeniden anlamlandırmak’ hedefiyle başlattığımız bu dönüşüm yolculuğunda; mekânları artık sadece birer perakende noktasından ziyade tasarım kültürüne değer katan, fikir alışverişine açık ilham platformları olarak kurguluyoruz. Seramiği yalnızca bir yapı malzemesi olarak görmüyor; sanatsal, mimari ve kültürel bir ifade biçimi olarak konumlandırıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu mağaza, Aytaş Yapı’nın büyük ebat porselen plakalar konusundaki vizyoner yatırımıyla Türkiye’nin en nitelikli ‘slab’ mağazalarından biri ve ‘Yaşayan Mekânlar’ felsefemizin Antalya’daki somut karşılığıdır. ‘İyi Bak Dünyana’ hareketimizle doğadan aldığımız ilhamla üretiyor, insana ve emeğe olan sorumluluğumuzu unutmuyoruz. Çünkü sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil, geleceğe olan borcumuzdur.” 

 

Raflardan İlham Platformlarına: “Yaşayan Mekânlar” Dönüşümü

Kaleseramik’in Antalya Aytaş Yapı mağazası ile sergilediği dönüşüm, fiziksel bir yenilenmenin çok ötesinde, mağazacılık felsefesindeki köklü bir değişimi temsil ediyor. “Yaşayan Mekânlar” konseptiyle mağazalar; sadece ürünlerin sergilendiği raflar olmaktan çıkarak, mimarları, tasarımcıları ve tüketicileri hayal kurmaya davet eden çok katmanlı birer ilham ve deneyim merkezi olarak yeniden kurgulanıyor.

Aytaş Yapı’nın büyük ebat porselen plakalar konusundaki vizyoner yatırımıyla Türkiye’nin en nitelikli mağazalarından biri haline gelen bu mekânda; Kalebodur, Çanakkale Seramik, Kale ve T-One markalarının ürünleri esnek ve modüler kurgularla sunuluyor. Ziyaretçiler seramiği tekil bir parça olarak değil; yaşayan bir salonun, mutfağın, nefes alan bir banyonun veya sanatsal bir kurgunun entegre bir parçası olarak, duyulara hitap eden bütünsel bir atmosferde deneyimliyor.

 

“Malzeme Ne Zaman İfadeye Dönüşür?” Paneli İlham Verdi

Açılış etkinliği, sadece bir mağaza lansmanı olmanın ötesine geçerek mimarlık kültürüne katkı sunan entelektüel bir buluşmaya da ev sahipliği yaptı. Kaleseramik Pazarlama Direktörü Zeliha Yurdatap’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Malzeme Ne Zaman İfadeye Dönüşür?” başlıklı panelde, malzemenin mimarlıktaki yeri çok katmanlı bir yaklaşımla ele alındı.

Uluslararası mimarlık ortamında derin izler bırakmış Prof Dr. Mimar Süha Özkan malzemenin kültürel ve tarihsel bir taşıyıcı olma gücünü anlatırken; teorinin pratiğe dönüştüğü noktada uzmanlaşan Yüksek İç Mimar Hakan Külahçı ise bu gücün günlük pratikte nasıl hayat bulduğunu katılımcılarla paylaştı. Panel, malzemenin sadece teknik bir zorunluluk değil, bilinçle işlendiğinde tasarımın ruhuna dönüşen bir ifade aracı olduğu vurgusuyla sona erdi.

 

Post a Comment