Her saniye kritik… Arama kurtarma köpekleri, afetlerde insan hayatı ile ölüm arasındaki farkı belirliyor. İnsan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yetenekleri ve idarecileriyle kurdukları güçlü ekip uyumu sayesinde, gürültü, moloz yığını veya yoğun bitki örtüsü gibi en zorlu koşullarda bile enkaz altında sıkışmış ya da doğada kaybolmuş kişileri saatler, hatta günler sonra tespit edebiliyorlar.
Olağanüstü yetenekleri, disiplinli eğitimleri ve insanlarla kurdukları güçlü bağ sayesinde afetlerde güvenin ve umudun simgesi hâline gelen arama kurtarma köpeklerinin çalışmalarına Royal Canin de Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında destek vererek, köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine katkıda bulunuyor.
Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, afetlerde hayat kurtaran köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine koşulsuz destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak bu alanda uzun soluklu bir katkı sunmayı hedefleyen Royal Canin, iş birliğinin ilk eğitim etkinliğini İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonuyla başlattı.
İzmir’deki Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında, arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Kahramanmaraş Depremlerinde de görev yapan Borut Modic’in katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, köpeklerin davranış ve eğitim simülasyonları uygulandı ve katılımcılar köpeklerle etkileşimli deneyimler yaşadı. Royal Canin, etkinliğin gerçekleşmesi için sağladığı desteğin yanı sıra yıl boyunca eğitim ve mama desteği sunarak köpeklerin hem gelişimini hem de sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor.
“Bir Köpek, Enkaz Altındaki En Küçük Kokuyu Bile Saniyeler İçinde Alır”
Afetlerde her saniye, bir hayatın kaderini belirliyor. Enkazın altına sıkışan veya doğada kaybolan bir kişinin bulunması için zamanla yarışılırken, arama kurtarma köpekleri devreye giriyor. İnsan burnunun yaklaşık 40 katı gelişmiş koku alma yetenekleri sayesinde bu özel köpekler, moloz yığınları, yoğun bitki örtüsü veya en karmaşık arazide bile hayattaki izleri takip edebiliyor.
Alanında uzman köpek eğitmeni Borut Modic, bu süreç hakkında şunları söylüyor:
“Bir köpek, enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde alır. Doğru okunduğunda bu ipucu, bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir. Her kurtarma operasyonu hem köpek hem de ekip arkadaşı için bir sınavdır; ama bu ekipler her zaman göreve hazırdır. Bu noktada ekip üyelerinin birbirini iyi tanıması, uyumları sahada hayat kurtarır.”
Modic, köpeklerin operasyonlardaki kritik rolünü de şöyle anlatıyor: “Ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpek, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürecek çalışmasını dakikalar içinde tamamlayabilir. Enkaz altındaki çok zayıf kokuları algıladığında verdiği küçük tepkiler, ekibin doğru hamleyi yapmasına olanak tanır. Bu yüzden arama kurtarma köpekleri sadece ekip üyeleri değil; enkazın içindeki umudu bulan gerçek kahramanlardır.”
Dünya Genelinde Binlerce Arama Kurtarma Köpeği Görev Yapıyor
Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri, afet müdahalesinin en önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor. 1999 Gölcük Depremi’nden sonra geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında önemini bir kez daha gösterdi.
Enkaz altında günler sonra dahi canlı insan kokusunu tespit edebilen köpekler, yüzlerce insanın kurtarılmasına katkı sağladı.
Bugün dünya genelinde binlerce arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor ve birçok gönüllü ekip eğitim süreçlerini sürdürüyor.
Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’nun (IRO) verilerine göre, IRO’ya bağlı, dünya genelinde 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3.000 arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunurken, yüzlerce gönüllü ekip de eğitim süreçlerini sürdürüyor.
2 Yıla Varabilen Zorlu Eğitim Süreci
AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin görev alabilecek seviyeye gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtiyor:
“Bu süreçte köpekler yalnızca temel itaat eğitimi almakla kalmıyor; koku algılama ve ayırt etme çalışmaları, enkaz ve doğa arama eğitimleri, motivasyon pekiştirme çalışmaları ve teorik eğitimlerle destekleniyor. Masa başı tatbikatları da operasyonlara hazırlığın önemli bir parçası. Ancak eğitim süreci köpek emekli olana kadar devam ediyor. Düzenli antrenman ve saha çalışmalarıyla ekipler her zaman hazır tutuluyor.”
Mamak ayrıca eğitim sürecinde köpeklerin özellikle gürültü, karmaşa ve dikkat dağıtıcı unsurların bulunduğu zorlu ortamlara alıştırıldığını vurguluyor.
Sürdürülebilir Performans İçin Doğru Beslenme
Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin performansında beslenmenin kritik rol oynadığını belirtiyor: “Arama kurtarma köpekleri yoğun fiziksel ve zihinsel faaliyetler yürütüyor. Bu nedenle enerji dengeleri, vitamin ve mineral ihtiyaçları titizlikle planlanmalı. Enkaz araması, doğa araması, iz takibi, çığ araması veya sudan kurtarma gibi farklı görevler köpekler için farklı dayanıklılık gerektiriyor. Doğru beslenme ve sağlık yönetimi, onların güvenli ve sürdürülebilir şekilde görev yapabilmesini sağlıyor.”
Arama kurtarma köpekleri, olağanüstü yetenekleri ve insanlarla kurdukları güçlü iş birliği sayesinde hayatın yeniden buluşmasına aracılık ediyor ve afetlerde umudun simgesi olmaya devam ediyor.
